• Ana Sayfa
  • Sık Kullanılanlara Ekle
  • Site Haritası
  • İletişim
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • App Store
  • 11.İstanbul Moda Konferansı Basın Toplantısı

    11.İstanbul Moda Konferansı Basın Toplantısı

  • Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Ziyaretimiz

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Ziyaretimiz

  • Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Ziyaretimiz

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Ziyaretimiz

  • TGSD - EHKİB Ortak Yönetim Kurul Toplantımız

    TGSD - EHKİB Ortak Yönetim Kurul Toplantımız

  • Hugo Boss Akıllı Fabrika Ziyaretimiz

    Hugo Boss Akıllı Fabrika Ziyaretimiz

  • İstanbul Valisi Vasip Şahin Ziyaretimiz

    İstanbul Valisi Vasip Şahin Ziyaretimiz

  • 5.Gelecek Satın Alma Stratejileri ve Beklentileri Paneli

    5.Gelecek Satın Alma Stratejileri ve Beklentileri Paneli

  • Almanya Tekstil ve Moda Konfederasyonu Ziyaretimiz

    Almanya Tekstil ve Moda Konfederasyonu Ziyaretimiz

  • TGSD Geçmiş Dönem Başkanlarıyla Buluşma

    TGSD Geçmiş Dönem Başkanlarıyla Buluşma

  • TGSD Basın Toplantısı

    TGSD Basın Toplantısı

  • Alım Ofisi Temsilcileri ile buluşma

    Alım Ofisi Temsilcileri ile buluşma

  • Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci Ziyaretimiz

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci Ziyaretimiz

  • Bangladeş Bankonsolosu  Mohammad Monirul Islam ile Görüşme

    Bangladeş Bankonsolosu Mohammad Monirul Islam ile Görüşme

  • Hollanda Başkonsolosu Bart van Bolhuis ile Görüşme

    Hollanda Başkonsolosu Bart van Bolhuis ile Görüşme

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali

 

“Bize Her Gün Festival” diyerek yola çıkan Başka Sinema,

5. yılında artık kendi festivalini düzenlemeye başlıyor.

 

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali, Kariyo & Ababay Vakfı ana sponsorluğunda 5-10 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Festivalin direktörü ise 9 yıl boyunca İstanbul Film Festivali’nin, 2016’dan bu yana da Başka Sinema’nın direktörlüğünü yapan Azize Tan. Festivalin danışmanlığını ise Fatih Özgüven üstleniyor.

Festival boyunca dünyadan ve Türkiye’den 40’ın üzerinde film sinemaseverlerle buluşacak, aynı zamanda söyleşiler, paneller, atölyeler ve konserler gerçekleşecek. Başrolde sinemanın olacağı festivalin en büyük amacı; izleyicinin film ekipleriyle doğrudan ilişki kurmasını sağlamak, filmler üzerine konuşma ve düşünme alanı açmak.

Festivalin görsel tasarımlarını ise Ayvalık’ta yaşayan isimler üstlendi.  Tulya Madra görsel tasarım danışmanlığı yaparken, afiş Sahir Erdinç imzasını taşıyor. Afişteki kidonya Ayvalık’a özgü bir midye türü ve kentin Antik Çağ’daki ismi bu midyeden geliyor. Festivalin görsel tasarımları ise Emel Işıtan’a ait.

 

Yarışma Yok, Ödül Var!

Kültür ve sanat alanında gerçekleştirdiği faaliyetlerle toplumumuzun gelişimine katkıda bulunmayı amaçlayan festivalin ana sponsoru Kariyo & Ababay Vakfı (KAV); sinema alanında yaratıcılığı, öncü ve örnek olmayı, ilham vericiliği , üretkenliği, ulusal VE uluslararası sanatsal başarıyı teşvik amacıyla bu yıldan itibaren “Yılın Yönetmeni Ödülü”nü vermeye başlayacak. KAV’ın belirlediği danışma kurulu tarafından önerilecek üç aday arsından seçilecek yılın yönetmenine vakıf tarafından 100.000 TL para ödülü verilecek. Danışma kurulunda, Emin Alper, Hakan Bıçakçı, Tülin Özen, Fatih Özgüven ve Yeşim Ustaoğlu yer alıyor. Seçilen yönetmene ödülü, 5 Ekim akşamı Ayvalık Belediyesi Amfitiyatro’da yapılacak Başka Sinema Ayvalık Film Festivali açılış töreninde sunulacak.

 

Türkiye’den filmler iki farklı bölümde gösteriliyor!

Festivalde gösterilen filmleri bir perspektif çervesinde sunmak asıl amaç olduğu için gösterilecek Türkiye yapımı filmler iki bölümde toplandı. Özellikle 2017-18 sezonunda Türkiye’de yönetmenler farklı hikayeler denediler. Kimi zaman kolaj ya da video-art, kimi zaman konuyu ikinci plana atan yoğun bir mistik atmosfer, kimi zaman geçmişe yönelik hiciv yüklü hisseli kıssa, kimi zaman yakın tarih yorumları, kimi zaman yepyeni hibrid arayışlar olarak karşımıza çıkan bu denemelerin hepsi Türkiye Sineması’nda Farklı Hikâyeler adlı bölümde izleyicilerle buluşacak.

Gürcan Keltek’in Locarno’da dünya prömiyeri yapan son filmi Gulyabani, Tayfun Pirselimoğlu’ndan Yol Kenarı, Burak Çevik’ten Tuzdan Kaide, Mehmet Güreli’den Dört Köşeli Üçgen ve 80’lerden gelen ve geçtiğimiz yıllarda yeniden keşfedilen Merlyn Solakhan’ın yönettiği Tekerleme’yi birarada göstereceğiz bu bölümde. Tekerleme, 1986 yılında Berlin Film Festivali'nde gösterilmiş, ardından da uzun yıllar unutulmuş bir yapıt.

Bölüme özel bir de panel gerçekleşecek. Siyah-Beyaz adındaki panelde ressam, görüntü yönetmeni, yönetmen veya avangard film çalışmaları yapan isimler bir araya gelerek siyah-beyaz’ın bu filmler için ne gibi anlamlar taşıdığını konuşacaklar.

Kuşku ve Sorgulama altbaşlığını taşıyan Türkiye Sineması 2018 bölümümüzde çoğu bu yıl dünya festivallerinde prömiyerini yapmış filmleri yine belli bir bakış açısıyla ele almaya çalıştık.  Seçtiğimiz iki film güvercinlerle ilgili: Banu Sıvacı’nın yönettiği Güvercin ve Osman Nail Doğan’ın yönettiği Güvercin Hırsızları. İki film de, ilk anda akla gelebileceği gibi uçup gitmek ya da ayağını yerden kesmekten çok, bir düzene ait olmak ya da olmamakla, ilgili. Güvercin’i Elia Kazan’ın Marlon Brando’lu filmi htımlar Üzerinde,

daha sert Güvercin Hırsızları’nı ise Luis Bunuel’in Los Olvidados filmiyle birlikte göstermeyi planladık. Bu filmlerin birbirlerini tamamlayacaklarını ve ortaya sorular atacaklarını düşünüyoruz.

Bu filmlere çok yakın olan Sibel bu yıl Locarno’da yarıştı. Çağla Zencirci ve Guillaume Giovanetti’nin yönettiği filmin kahramanı toplumdışına itilmiş ama tüm engellere karşın kendini var etme savaşı veren gencecik bir kadın.

Hüseyin Karabey’in yönetmenliğini yaptığı İçerdekiler, Melih Cevdet Anday’ın 1965 tarihli oyununundan uyarlama. Adı üzerinde içeride tutulanlar ve içeride olmanın ne demek olduğu üzerine bir film.

Mahmut Fazıl Coşkun’un Venedik Film Festivali Ufuklar bölümünde gösterilen  son filmi Anons, 1963 yılının Mayıs ayında, bir darbe girişiminin İstanbul ayağında İstanbul Radyosu’nu ele geçirip bildiri okumak isteyen dört askerin trajikomik hikâyesine odaklanıyor.

Murat Düzgünoğlu’nun yönettiği Halef ise; Türk sinemasının son yıllarda çok sevdiği Tarkovski atmosferinden inandırıcı bir hikaye çıkarmayı başarıyor.

“Dünyanın Binbir Hali”

Dünyanın dört bir yanından çok yeni ve farklı hikâyelerin anlatıldığı filmler Dünyanın Binbir Hali adlı bölümde izleyicilerle buluşacak.

 

THE FAVOURITE

Köpek Dişi, The Lobster ve Kutsal Geyiğin Ölümü filmleriyle son dönemin en kayda değer yönetmenlerinden olan Yorgos Lanthimos’un son filmi The Favourite, Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin açılış filmi olacak. 18. yüzyıl İngiltere’sinde Kraliçe Anne döneminde yaşanan olayları konu alan filmin başrollerinde Olivia Colman, Rachel Weisz ve Emma Stone yer alıyor.

 

SHOPLIFTERS

Bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’nin sahibi olan Hirokazu Koreeda ‘nın yönettiği Shoplifters, küçük çaplı dolandırıcılıklar yaparak geçinen ve tuhaf dengeleri olan bir ailenin küçük bir kız çocuğuna evlerini açtıktan sonra yaşadıkları sarsıcı değişimi anlatıyor.

THE HOUSE THAT JACK BUILT

Matt Dillon, Uma Thurman ve Bruno Ganz’ın rol aldığı Lars von Trier’nin son filmi The House That Jack Built 1970’lerden 1980’lere uzanan süreçte bir seri katilin hikâyesine odaklanıyor. Cannes’da gösterilen filmle Trier, uzun bir süreden sonra festivale dönüş yaptı.

 

BURNING

Cannes Film Festivali’nde eleştirmenlerin verdiği FIPRESCI Ödülüne layık görülen Burning, Türkiye’de de çok okunan Haruki Murakami’nin bir öyküsünden uyarlama. Lee Chang-dong’un uzun bir aradan sonra çektiği film; gerilim dozu yüksek, saplantılı bir aşk üçgenini konu alıyor.

 

LE LIVRE D’IMAGE

Kariyeri boyunca yeni şeyler denemekten vazgeçmeyen Jean Luc Godard, son filmi Le livre d’image ile farklı bir sinema diliyle bir elin beş parmağı gibi, beş bölümden oluşan bir hikâye anlatıyor.

 

CAPHANHAUM

Nadine Labaki’nin Cannes’da Jüri Ödülü kazandığı Caphanhaum, sahip olduğu hayatı kabul etmeyen, kendisini dünyaya getirip iyi bakamadıkları için ailesine dava açan 12 yaşındaki bir çocuğun hikâyesini konu alıyor.

EN GUERRE

71. Cannes Film Festivali’nin dikkat çeken yapımlarından Stephan Brizé yönetmenliğindeki En Guerre’nin başrolünde 3 yıl önce yine Brizé yönetmenliğindeki Pazar Kanunu ile Cannes’dan en iyi erkek oyuncu ödülünü alan Vincent Lindon var. En Guerre, 2 yıl önce ücretlerinden kesintiyi kabul edip şirketi kâra geçiren işçilerin iş yerinin kapatılma kararına karşı sendika lideri Eric Laurent öncülüğünde greve gitmeleriyle başlayan kapitalizm savaşını konu alıyor.

WHITNEY

Oscar’lı yönetmen Kevin Macdonald’ın yeni belgeseli Whitney, erken yaşta ani bir şekilde ölen Whitney Houston’ın hayatını konu alıyor. Belgeselde Houston’ın daha önce hiç görülmemiş kilise korosu görüntüleri, özel kayıtları ve bilinmeyen performansları yer alıyor.

MUSEO

Prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne layık görülen Alonso Ruizpalacios yönetmenliğindeki Museo gerçek bir hikâyeden uyarlama.  1985 yılında Juan Nuñez ve Benjamín Wilson isimli iki kişinin Meksika tarihinin en büyük soygunu olan Ulusal Antropoloji Müzesi’ni soymasını ve bunları ellerinden çıkarma çabalarını anlatan filmin oyuncu kadrosunda büyük övgü alan Gael Garcia Bernal’in yanı sıra Simon Russell Beale ve Lynn Gilmartin yer alıyor.

 

LETO

Bu yılki Cannes Film Festivali’nde yarışan Leto, filmin çekimleri sırasında yolsuzluk iddiasıyla tutuklanan ve ev hapsine mahkûm edilen, bu nedenle festivale katılamayan Rus sinema ve tiyatro dünyasının önemli isimlerinden Kirill Serebrennikov imzası taşıyor. Film, 80’ler başı Leningrad’ındaki underground punk müzik çevresindeki bir aşk üçgenini ve baskılara rağmen var olma hikâyesini anlatıyor.

HAPPY AS LAZZARO

Alice Rohrwacher'in Cannes Film Festivali'nden En İyi Senaryo Ödülü'nü alan yeni filmi Happy as Lazzaro, saf denecek kadar iyi niyetli genç köylü Lazzaro’nun, hayal gücü tarafından lanetlenen bir soyluyla arasında oluşan tuhaf bağı konu alıyor.

PITY

Sundance Film Festivali’nde yarışan, Babis Makridis’in yönetmenliğini yaptığı Pity, mutsuzluğa bağımlı, üzüntüye ihtiyaç duyarak yaşayan bir adamın hikâyesini anlatıyor.

THE MAN WHO KILLED DON QUIXOTE

Terry Gilliam’ın, yaklaşık 20 yıl önce yapmaya karar verdiği ve yıllar içerisinde çıkan sorunlardan ötürü ancak bitirebildiği ve bu nedenle artık bir efsaneye dönüşen The Man Who Killed Don Quixote prömiyerini 71. Cannes Film Festivali’nde yaptı. Film, gençliğinde idealist bir sinema öğrencisi olan ve bugünlerde kibirli bir reklamcıya dönüşen Toby'nin çocukluğunu geçirdiği ve öğrencilik yıllarında bir Don Quixote uyarlaması çektiği La Mancha'ya geri dönüşünü konu alıyor.

COLD WAR

Bu yılki Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Pawel Pawlikowski imzalı Cold War birbirinden çok farklı iki insanın 1950’lerdeki Soğuk Savaş’ın gölgesinde yaşadıkları tutkulu olduğu kadar imkansız aşklarını konu alıyor.  Filmin oyuncu kadrosunda Pawlikowski’nin 2013 yılında Yabncı Dilde En İyi Film dalında Oscar kazandığı filmi Ida’da birlikte çalıştığı  Agata Kulesza’nın yanı sıra Tomasz Kot ve Joanna Kulig yer alıyor.

3 FACES

İran sinemasının usta yönetmenlerinden Cafer Panahi’nin yeni filmi 3 Faces, dünya prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo ödülü ile döndü. Film, ailesinin drama okuluna gitmesine izin vermediği bir kızdan gelen video mesaj ile Panahi ve ünlü oyuncu Behnaz Jafari’nin çözüm yolları aramalarını anlatıyor.

HITLERS HOLLYWOOD

Sinema eleştirmeni Rüdiger Süchsland’ın yazıp yönettiği, Hitler’s Hollywood’da 1933 yılından başlayarak Hitler döneminin çöktüğü 1945’lere kadar süren propaganda yıllarındaki Alman sinemasını beyazperdeye taşıyor. Hitler’s Hollywood belgeseli yönetmenin katılımıyla gösterilecek. Filmle ilgili bir de söyleşi gerçekleşecek.

 

LOOKING FOR LENNON

Roger Appleton yönetmenliğindeki Looking For Lennon, John Lennon’ın gençlik yıllarından başlayarak usta müzisyenin yaşamına, başına gelen trajedilere ve müziğine dair gerçekçi bir belgesel. Belgesel, Lennon’ın yakın ailesi ve dostlarının anlatımıyla daha önce hiç duyulmamış anıları seyirciyle buluşturuyor.

ASH IS PUREST WHITE

Jia Zhang-ke’nin son filmi Ash is Purest White, Çin’in son yıllarda geçirdiği değişimi sevgilisi yerine hapse giren ve çıktıktan sonra hem ülkesine adapte olmaya hem de sevgilisini bulmaya çalışan bir kadının hikâyesi üzerinden anlatıyor. Cannes Film Festivali’nde yarışan film, Sinefil Derneği tarafından Jüri Özel Ödülü’ne layık görülürken, başroldeki Zhao Tao En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

LORO

Paolo Sorrentino’nun skandallarıyla ünlü İtalyan başbakan Silvio Berlusconi‘nin hayatını anlattığı Loro’da Berlusconi’yi başarılı İtalyan aktör Toni Servillo canlandırıyor. Sorrentino, Loro’da ünlü siyasetçinin hem özel hayatına dokunuyor hem de İtalyan siyasetini hicvediyor.

THE FLORIDA PROJECT

Çocuk ve yetişkin olmak ve büyük Amerikan rüyasını çarpıcı bir dille anlatan The Florida Project, Sean Baker imzası taşıyor. Film, hemen ötesindeki zenginliğin tam aksine yoksullukla boğuşan ve hayatta kalmaya çalışan çaresiz yetişkinler arasında yaz tatilinin tadını çıkarmaya çalışan çocukların hikâyesini konu alıyor.

 

A FANTASTIC WOMAN

Bu yıl Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ını alan A Fantastic Woman. Sebastia Lelio imzası taşıyor. Trans bir kadının sevgilisini ani bir şekilde kaybetmesinin ardından yaşadığı toplumsal baskı ve ötekileştirmeye karşı verdiği savaşı, başrolündeki Daniela Vega’nın olağanüstü performansıyla anlatıyor.

Festival kapsamında gösterilecek A Fantastic Woman, Florida Project ve Si̇bel filmleri toplumda ötekileştirilmiş baş karakterler üzerine üç film. Festivalde Dokuz Eylül, Ege, Yaşar ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden akademisyenler bu üç film özelinde kadın ve toplum dışına itilmiş bu baş karakterler üzerine bir de söyleşi gerçekleştirecekler.

Açık havada Film İzlemek BAŞKA’dır!

Festival dikkat çekecek diğer bir bölüm Açıkhava Sineması’ndaki yerli ve yabancı film gösterimleri ile, Ayvalık’taki açıkhava sineması geleneğini canlandırmayı amaçlıyor. Açıkhava gösterimleri Cunda Meydanı, Yeni Mahalle, Köylü Pazarı gibi Ayvalık’ın çeşitli merkezlerinde 6-10 Ekim arası her gece saat 20.00’de ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

Ali Atay’ın Limonata’dan sonra ikinci kez yönetmenlik yaptığı Ölümlü Dünya, 8 kişiden oluşan geniş bir ailenin maceralarını anlatıyor. Lokanta işleten ve görünürde sıradan bir hayatları olan, aslında kuşaklardır son derece karanlık işlerin içinde olan Mermer Ailesi’nin hikâyesi bu. Kendine has mizahıyla Türkiye sinemasında sık karşılaşmadığımız türde bir film olan Ölümlü Dünya, aynı zamanda Cunda Meydanı’nda yapılacak bu özel gösterimle festivalin kapanışını yapacak.

Vincent van Gogh’un trajik hayatını ve esrarengiz ölümünü, ressamın tablolarının 125 profesyonel ressam tarafından çizilmesiyle anlatan Loving Vincent açıkhavada izleyicilerle buluşacak yapımlardan. Filmin yönetmenleri ise Polonyalı ressam ve yönetmen Dorota Kobiela ile 2006 yapımı Oscar Ödüllü animasyon Peter and the Wolf’un yapımcısı Hugh Welchman.

Anthony Quinn ve Alan Bates’in başrollerini paylaştığı Nicos Kazancakis’in Zorba’sından uyarlanan Michael Cacoyannis yönetmenliğindeki 1964 yapımı sinema klasiği Zorba the Greek de bu bölümde sinemaseverlerle buluşacak. Girit’te geçen filmin Ayvalık’ta gösterilmesi, mübadele sırasında Girit’ten gelen ciddi bir nüfusa evsahipliği yapan Ayvalık için özel bir anlam taşıyacak.

Tolga Karaçelik’in Sundance Film Festivali’nden Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan filmi Kelebekler açık havada izlenecek bir başka yapım.  Bartu Küçükçağlayan, Tolga Tekin ve Tuğçe Altuğ’un başrollerini paylaştığı film yıllar sonra babalarının ölümü nedeniyle bir araya gelen 3 kardeşin trajikomik hikayesini anlatıyor.

89 yaşındaki usta Agnes Varda’nın Fransız fotoğrafçı ve sokak sanatçısı JR ile birlikte yönettiği, geçen yıl prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde “Altın Göz” ve “Palme de Whiskers” ödülüne layık görülen filmi Mekânlar ve Yüzler (Faces and Places) de Ayvalık’ta beyazperdede olacak. Bu yol filminde Agnes ile JR, Fransa’nın köylerinde dolaşıp, sakinleriyle sohbet ediyor, bir yandan da dev fotoğraflarını çekip kamusal alanda sergiliyorlar. Arka planda ise aralarındaki yaş farkına rağmen sanat tutkusunun birleştirdiği bu iki insanın dostluğuna şahit oluyoruz. Ayvalık’ta açıkhavada izlemek için ideal bir film.

Festivalde Çocukları Unutmadık!

İstanbul Hollanda Başkonsolosluğu Genç Kültür Programı ve Hollanda’da 30 yılı aşkın süredir çocukları kaliteli medya ürünleriyle buluşturan Cinekid Vakfı’yla ortaklaşa yürütülecek atölyeler de festival kapsamında yer alacak.  7 yaş ve üzeri çocuklar için tasarlanmış atölyelerde çocukları çok özel eğlenceler bekliyor. Projektör yapıp, ışık-gölge oyunlarıyla kendi yazıp çizdikleri bir hikâyeyi hayata geçirecek; basit malzemelerle hologram yapmayı öğrenecek ve ürettiklerini eve götürebilecekler. Bu atölyelere katılacak çocuklar için Ayvalık’ta ilçe çocuklarının ve gençlerinin sosyal gelişimlerini güçlendirmek için sağlanan ücretsiz müzik, sanat, spor ve eğitim programı Zeytin Çekirdekleri ve Başka Bir Okul Mümkün grubuyla işbirliği yapılıyor. Atölyelerin yanı sıra  Barbara Bredero’nun yönettiği Zürafam (My Giraffe) filmi de bu program kapsamında festivalde gösterilecek.

Üniversite Öğrencileri Festivalde Yerlerini Buldular!

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali ve Kültür İçin Alan ortaklığında Dokuz Eylül, Ege, İzmir Ekonomi ve Yaşar üniversiteleriyle işbirliği içinde festival için özel bir program oluşturuldu. Programa seçilen her okuldan beşer öğrenci, festival boyunca Ayvalık’ta konaklayacak, bütün filmleri ücretsiz izleme ve etkinliklere katılma şansı yakalayacak; bir yandan da seçtikleri bir konu ve teknikle festivalle alakalı kısa filmler ve dokümantasyon çalışmaları gerçekleştirecekler.

İlgi alanlarına göre yönetmenler, senaristler, yapımcılar ve kurgucularla atölye çalışmalarına katılma fırsatı bulacak olan öğrenciler, sürecin sonunda hazırladıkları projelerle festival sürecini belgeleyecekler. Ayrıca bu dört üniversitenin öğrencilerinin çektikleri kısa filmler festival programı içinde yer alacak.

 

MEKANLAR VE BİLETLER

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali filmleri ve etkinlikleri dört farklı mekânda izleyicilerle buluşacak. Bu mekânlar; festival için sinema olarak düzenlenen ve panel ve söyleşilere de ev sahipliği yapacak Ma’adra Binası, Ayvalık’ın bağımsız sinema salonu Vural Sineması, Ayvalıklı sanatseverlere pek çok etkinlikte ev sahipliği yapan Sanat Fabrikası ve açılışın gerçekleşeceği Belediye Amfitiyatrosu. Ma’adra binasını sinema ve söyleşilerin yapılacağı bir festival merkezine dönüştürmek için mimar Fırat Aykaç çok güzel bir çalışma yaptı.

Festival biletleri 29 Eylül’den itibaren biletiva.com üzerinden ve Sanat Fabrikası gişelerinden 10 TL olarak satışa sunulacak. Hafta içi gündüz seansları 65 yaş üstü izleyiciler ve öğrenciler için 5 TL olacak. Biletiva.com'dan satın alınan biletlerden hizmet bedeli tahsil edilmeyecek.

 

Medya İlişkileri

Merve Genç

0536 706 56 78

ayvalıkfilmfestivali@baskasinema.com

Sosyal Medya Adresleri:

@ayvalik_bsaff | Instagram

@ayvalik_bsaff | Twitter

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali | Facebook

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali | Youtube

 

Yukarı