13 Ocak 2010 - Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Nakkaş, son 3 yılda sanayinin yüzde 25 küçüldüğü belirterek, “Türkiye bir yol ayrımında. Ya üretimi, istihdamı ihracatı tercih edecek, ya da spekülatif sıcak para hareketlerine teslim olacak. Ülke yaralarını saracak önlemlerin alınması için bir gün dahi beklemeye tahammülümüz yok” dedi.
TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş, 20 Ocak 2010 tarihinde yapılacak TGSD Genel Kurulu öncesi düzenlediği son basın toplantısında sektöre ve 2010 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin 2009 yılında ciddi bir kriz yaşadığını kapanan her fabrikada yüzlerce çalışanın işini kaybettiğini ifade eden Nakkaş, ülkenin bir yol ayrımına geldiğini söyledi.
Ahmet Nakkaş, Türkiye’nin üreten, istihdam yaratan, ihracat yapan ekonomisinin eksen değiştirerek kaynağı belirsiz sıcak paraya doğru kaydığına dikkat çekerek, “2009 yılı Kasım sonu verilerine göre sanayi yüzde 11.2, son üç yılda ise yüzde 25 küçüldü. Yine aynı tarih itibariyle SGK’ya kayıtlı 325 bini tekstil, 350 bini hazır giyimde olmak üzere yaklaşık 700 bin insanımız işini kaybetti.
Ranta dayalı spekülatif para hareketleri bu insanlarımızın mutfaklarına aş götürmüyor, huzur getirmiyor. Ekonomi yönetimi Varlık Barışı adı altında sıcak parayı Türkiye’ye davet ederken ülkenin en güçlü dinamiği olan sanayiciyi görmezden gelmemeli” dedi.
SEKTÖR 2008 RAKAMLARINI GEREKLİ TEDBİRLER ALINMADIĞI TAKTİRDE ZOR YAKALAR
Türkiye ihracatının 2009 yılında TİM verilerine göre 98 milyar dolar seviyelerinde gerçekleştiğini anlatan Ahmet Nakkaş şöyle devam etti:
“2008 yılında 6.8 milyar dolar olan tekstil ihracatı yaklaşık yüzde 19 gerileyerek 5.5 milyar dolar ve yine 2008 yılında 15.7 milyar dolar olan hazır giyim ihracatı da yüzde 15,5 azalarak 13.3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Pazarlarımızdaki yavaş ve kademeli iyileşmeye bağlı olarak, tekstil ve hazır giyim sektörünün 2008 yılı ihracat seviyelerine yakın bir gelecekte ulaşması zor görünmektedir. Bu süreci hızlandırmak Türkiye’nin yaralarının da çok daha hızlı sarılması anlamına gelir. Eğer biz ülke olarak tekstil ve hazır giyimi hassas sektör ilan edip, önümüzdeki döneme rekabetini sürdürebilir bir yapı ile gerekli yasal ve idari düzenlemelerle uygulanacak tedbirlerle bu dönemde net ortaya koyabilirsek, dünyada global oyuncu ülke konumumuzu sürdürebiliriz. Böylelikle zorlukları avantajlı hale getirmiş, kendi lehimize dönüştürmüş oluruz.”
Ahmet Nakkaş, ekonomideki yavaş ve kademeli iyileşmeye bağlı olarak dünya ticaretinin de yavaş genişleyeceğini, 2008 yılında 15.9 trilyon dolar olan dünya ticaretinin 2009 yılında 12 trilyon dolara gerilediğini ifade etti. Bu rakamın 2010 yılında ise 12.7 trilyon dolar olarak öngörüldüğünü kaydeden Nakkaş, “Bu çerçevede tüm sektörler gibi tekstil ile hazır giyimde de ihracat sınırlı bir genişleme içinde olacaktır. Buna bağlı olarak Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörleri ihracatı da daha sınırlı ve yavaş bir büyüme içinde olacaktır” dedi.
Ahmet Nakkaş, global kriz sonrası iç ve dış pazarda rekabetin daha da artacağına dikkat çekerek, 2010 yılında firmaların tasarruf ve verimlilik tedbirlerini azami kullanmaları, yenilikçiliğe ağırlık vermeleri, aktif pazarlama ile yeni pazarlara ulaşmaları, değişen tüketici davranışlarını ve eğilimlerini iyi analiz ederek fiyat farklılaştırmalarına gitmelerinin gerektiğini ifade etti.
SIKINTI YARATAN UYGULAMALAR İSTEMİYORUZ
Çalışanların Mesleki Eğitim Sertifikası alma zorunluluğunun istihdam üzerinde sıkıntıya neden olabileceğine dikkat çeken Nakkaş, 1 yıl çalıştığını belgeleyenlere doğrudan sertifika verilmesi gibi ara formüllerin hayata geçirilebileceğini söyledi. Ahmet Nakkaş, kadın çalışanların özel günlerinde 5 gün izinli sayılmalarına yönelik uygulamanın ise kadın istihdamını son derece olumsuz etkileyeceğini, yasal düzenlemeler yapılırken sektördeki tüm kesimlerin görüşlerinin alınmasının yaşanabilecek krizlerin de önünü keseceğini sözlerine ekledi.
Basın Toplantısı Sunumu için lütfen tıklayınız ...
Basın Toplantısı Fotoğrafı için lütfen tıklayınız ...







